SONSUZ SEVGİ VAR MIDIR

Merhabalar arkadaşlar,
Bugün sizlere Erich Fromm’un sevmeye ve yalnızlığa olan bakış açılarından bahsederek bu konularda bilgi sahibi olabilmenizi hedefliyorum.
Sevgi nedir?
Yüzyıllar boyu sevgiye dair tanımlar yapılmıştır. İnsanoğlu bir yakınının ölümünden sonra, başarısızlıklarından sonra, kendini ifade edemediğinde yalnızlıkla baş etmek zorunda kalmıştır. Sevgi ise bu baş etme yöntemlerinden sadece birisidir.
16. yy’ın ünlü bilim adamlarından Paracelsus’a göre sevgi: “Hiçbir şey bilmeyen hiçbir şeyi sevmez. Hiçbir şey yapmayan hiçbir şeyden anlamaz. Hiçbir şeyden anlamayan insan değersizdir. Oysa anlayan hem sever, hem her şeye karşı duyarlı olur, hem de görür.” Paracelsus sevgi-bilgi karışımını ortaya atmıştır. Bana kalırsa, pek de haksız sayılmaz. Günümüz dünyasında insan sevgiden sevilmek ister ve nasıl daha çok sevilebilirim ya da daha çok sevimli olabilirim diye düşünür. Sizce de bu eylem biraz narsistik davranışa kaymıyor mu? Neden böyle bir görüş attın diye soracak olursanız, günümüz insanının sevimli olmak istemesindeki ana sebebin “başarılı olmak, dost edinmek ve en önemlisi de başkalarını etkilemektir. Genellikle çoğu insanın değeri öldükten sonra anlaşılmaktadır. (Örn: Jean Piaget) İnsanlar hayatlarında güç, para ve statü için çabalarken sevgiyi bir köşeye atmaktadırlar. Sizce de bunun sebebi kişilerin sevgiyi bir lüks olarak görmesi midir?
Sevgi Kuramı
Erich Fromm’a göre insan var oldukça sevgi daim olacaktır. Yani varoluş kuramları ile sevgi kuramları arasında bir bağ kurmuştur. İnsanlar hayatlarını güle oynaya sürdürse de istese de istemese de öleceklerini bilirler, belki sevdiklerimizden önce ölüp onları yalnız bırakacağız ya da onlar bizi bırakıp gidecekler, işte insan bu gibi olumsuzlukları doğayla, toplumla, toplumun normlarıyla, çalışmakla tamamlayamazsa çıldırır. Bu saydığım tamamlama işlemleri aslında yalnızlıkla başa çıkma tekniklerinden birkaçı ama bu konuda fazlaca bir teknikte yok. İnsanlar yalnızlıktan kurtulmak için bu yolları denerler.

Bazen zamanlarını çalışarak geçirirler, bazen ise alkol, sigara ve uyuşturucu gibi zararlı maddelere bel bağlarlar. Ama en önemli bulgulardan birisi alkol gibi maddelerin aslında sadece o an için kişiye yalnızlığını unutturur oysa etkisi geçtikten hemen sonra kişi yalnızlığını daha şiddetli hissedecektir. Bu yüzden madde bağımlıları ilk denemeden sonra daha fazla içmeye karar verirler. Çünkü o madde olmadan yalnızlıklarını yenemeyeceklerini düşünürler. Bazı insanlar yakınlarına dayanmayı tercih ederler, ama bu teknikte her zaman başarılı değildir. Fromm’ a göre insanlık kendini gerçekleştirebilirse işte o zaman yalnızlıktan kurtulacaktır.
Sonuç olarak, insanlığın günümüzde ki alışverişçi diye tabir ettiğim, yani X marka telefonum var X2 çıktı hemen onu almalıyım diyen alışverişçi insanların olduğu bir dünyada sevginin, sevilmenin, sevimli olmanın aslında tam olarak da düşündüğümüz gibi belirli karşılıklar sonucunda gerçekleştiği kanısındayım. Bu çıkarımı Erich From’un Sevme Sanatı adlı kitabından esinlenerek yazıyorum…
Herkese mutlu yaz tatilleri dilerim…
Okumak en büyük hazinedir !!.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla