BİR ÖYLEYİM BİR BÖYLE, BİPOLAR MIYIM NE?

Merhaba arkadaşlar.Bu ilk yazımda size bipolar bozukluk hakkında oldukça akademik olmayan bir şekilde bilgi vereceğim.
Öncelikle nedir bu bipolar bozukluk ? Bipolar , iki uçlu anlamına gelmektedir ve bu hastalığa sahip olan kişilerin ruh halleri, taşkınlık (manik) ve çökkünlük (depresyon) olmak üzere aşırı iki uç arasında değişim gösterir.(Evet,bir nevi günlük hayatta tabir ettiğimiz gibi “dengesiz”.) Şimdi,bu hastalığı detaylı inceleyebilmek için hayali kahramanımız Rıfkı’ya bir bakalım.
Rıfkı, yetişkinlik döneminin başlarında yağız bir delikanlı.Ömrünün baharında manik depresif olduğundan bir haber olan kahramanımız,gün içinde aşırı hareketli ve neşeli.Allah neşesini eksik etmesin tabi, bizim bahsettiğimiz yersiz bir neşe; sebep yokken gülmek gibi.Fakat bazen de bir o kadar suratsız ve sinirli.Sürekli konuşma ihtiyacı hisseden Rıfkı, önüne gelenle durmadan konuşur.Bir aktif olma isteğidir ki sormayın. Bu durumdan da en çok nasibini alan kankası Fikri’dir tabi. Zavallı Fikriciğimiz, Rıfkı’nın bir dakika önce Fenerbahçe’nin durumundan bahsederken sonrasında referandum gibi alakasız bir konuya geçmesinden, hatta bir dakika sonra da son model arabaların fiyatlarından bahsetmesinden oldukça yorulmuştur. E tabi Fikri de insan. Bir gün arkadaşının bu bir çok neşeli,bir aşırı sinirli halinden ; bitmek bilmeyen enerjisinden ve çenesinden yorulur çocukcağız.
Rıfkı’ya bir doktora görünmesini söyler. Bizim yağız delikanlı Rıfkı da arkadaşını kıramaz ve bir doktora görünür.Artık manik depresif olduğundan haberdardır.Fakat tedavi olmak istemez Rıfkı. “ Bu hastalık işime yaradı. Daha yaratıcıyım, daha başarılıyım; üstelik de az uyumamama rağmen çok dincim” diye düşünür. (Gerçekten öyle miyim diye de düşünemez tabi )
Bizim aşırı özgüven sahibi olan Rıfkı, “amaaan nasılsa ben yaparım,zekiyim” diyerek derslerine çalışma ihtiyacı duymaz.Yerinde duramıyor ya, sürekli gezmelere ve aşırıya kaçan para harcamalarına başlar.Tabi o, bu aşırılıklarının farkında değildir.Hatta,bu aşırılıklar kumar oynamaya kadar dayanır.
Gün gelir,devran döner. Rıfkı’mızın bu pembe dünyası siyaha döner. Hastalığının zıt evresine ,yani depresyona , adım atar. O süper özgüvenli ve hareketli çocuk gider, yerine sürekli yorgun ve uykusuzluk çeken çocuk gelir. Gezip tozmalara karşı da ilgisi yoktur artık. Yaratıcılık desen.. onu bırak konsantre bile olmakta güçlük çekiyordur artık. Konudan konuya atlayarak konuşan Rıfkı, artık sorulara bile eğreti eğreti cevap verir.Ah be Rıfkı, doktorun sana söylemişti bunu da yaşayacağını.
Aşırı bir depresiflik içindedir Rıfkı. Okula gitmiyor ve sürekli uyuyordur. Kendini yalnız ve işe yaramaz hissediyordur artık. Öyle ki,hastalığını paylaştığı çoğu kimseler gibi çözümü alkol ve uyuşturucuda bile aramayı düşünür. Beynini uyuşturup bu kötü karamsarlığından uzaklaşmak ister. Hatta daha ileri boyutlara ulaşırsa intihar ederek kurtulmak daha cazip gelecektir. Bakınız, ünlü Rock yıldızı Kurt Kobain de manik defresifti ve tedaviyi reddetmişti. Ne yazık ki,intihar ederek hayatına son verdi. “Cahildim, manik evrenin rengine kandım” diyen Rıfkı’mız neyse ki tedavi olmayı kabul eder de böyle acı bir son yaşanmaz.
Peki, Rıfkı’nın suçu ne? Neden bu hastalığa yakalandı?
Rıfkı’nın hiçbir suçu yok arkadaşlar. O da diğerleri gibi masum. Bipolar bozukluk (yani iki uçlu bozukluk) dediğimiz bu hastalık ; din,dil,ırk,cinsiyet,eğitim ya da meslek ayırmaksızın herkeste görülebilir. Yaş konusunda ise genelde ergenlik ya da yetişkinlik başlarında ortaya çıkar; çocuklarda ve 65 yaş üstü bireylerde görülme olasılığı azdır.
Neden bir insan böyle değişir peki? Bu hastalığın tam olarak nedeni pek bilinmiyor maalesef. Genetik ile de pek bir alakası yok, tabi bir ikiziniz yoksa. Tek yumurta ikizlerinden birinde bu hastalık varsa diğerinde de olma olasılığı yüzde 60 ile 80 arasında değişiyor. Birinci dereceden bir akrabanızda varsa bu oran yüzde 12ye düşüyor ama ailede ilk bipolar olma olasılığınız yüzde 1 veya 3.
“Sebep”diyebileceğimiz en belirgin kavram yine “aşırı stres” oluyor böylelikle. Kim bilir, belki yağız delikanlı Rıfkı’mız da herhangi bir sebepten stres altındaydı. Öyle ki , kocasının kanser tedavi sırasında psikolojik olarak yıprandığı için bipolar olandan tutun, şöhretin yükünü kaldıramadığı için bipolar olana kadar bir sürü örneği var.
Kısaca toplayacak olursak; bipolar bozukluğu bulunan kişiler ilk olarak az uykuyla çok hareketlilik,yaratıcılık,çok ve alakasız konulardan konuşma, aşırı özgüven ve bundan dolayı aşırı para harcama, ani ve yanlış kararlar verme gibi belirtilerin görüldüğü yükselme evresi yaşarlar.Daha sonra ise özgüvenin yitirildiği, sürekli uyuma isteği,alkole yatkınlık ve düşük konsantrasyon gibi zıt belirtilerin görüldüğü çöküş evresi yaşanır. Bu döngü ve duygu dalgalanmaları hayat boyu devam edebilir fakat arada normal duygudurum dönemleri de yaşanır.Uzmanlar tarafından da destek alınarak bu dalgalanmalar kontrol altına alınabilir.
Unutmayın, günümüz şartlarında her an hepimiz bu hastalığa yakalanıp Rıfkı’nın yaşadıklarını yaşayabiliriz.Bunun bizim suçumuz olmadığını bilecek ve bundan utanç duymayıp güzel güzel tedavimizi olacağız.
AKGÜL PINAR

KAYNAKÇA
http://www.npistanbul.com/tr/sayfa/bipolar-bozukluk-manik-depresif-hastalik-iki-uclu-bozukluk

http://www.aktuelpsikoloji.com/bipolar-yani-manik-depresif-unluler-foto-galeri-7031h.htm
https://ofpof.com/saglik/en-sik-gorulen-psikolojik-hastalik-bipolar-bozukluk-hakkinda-bilgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla